AKP Hükümeti hız kesmeden bazı çıkar odaklarına ve sermaye gruplarına rant sağlamak için her imkanı değerlendiriken tüm ülkeyi felç eden elektrik kesintisinin yaşandığı gün, sorunu çözmeye kalkışmak bir yana dursun sorunun kaynağını
bile araştırmak zahmetine girmeyenler, yaşanılan krizi fırsata çevirerek hemen o günün gecesinde Nükleer Santral Kurulması ile ilgili yasayı meclisten geçirdi. Kendi beceriksizliklerini “Yetersiz Enerji Altyapısı” bahanesiyle gizleyerek halkı Nükleere mecbur olduklarını ikna etmeye çalışıyorlar. Oysaki Türkiye’nin mevcut potansiyeli, sadece kayıp kaçakların önüne geçilerek bile
yeterli enerjiye ulaşacak seviyede.
Nükleer Karşıtı Platform’un, Nükleer Enerji Santralleri’nin ülkemiz ve dünyamızın başına nasıl büyük bir bela ve geri dönüşü olnaksız bir hata olduğunu anlatmak için hazırladığı broşürlerden biri olan ‘’Nükleer Masallar ve Gerçekler’’ en taze nükleer facia olan Fukuşima’yla başlıyor. NKP Ankara ve bileşenleri nükleer feryadını duyurmak için bir araya geliyor.
‘’Dünyanın dört bir yanında atomu parçalayarak enerji üreten santrallerden biri daha dünyamıza radyasyon kustu. Milyonlarca yıl yok olmayan bu radyasyon, şimdi bir balığın, arının, çiçeğin ve hatta yeni doğmuş bebeğin vücudunda.
Geçtiğimiz Nisan ayının 14’ünde temeli atılan ve yapılacak 3 nükleer santralden biri olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali, Türkiye’nin ilk Nükleer Enerji Santrali olma özelliğinin yanında ana müteahhit şirketi Rus kamu şirketi Atomstroyexport olan ve bir ülke sınırları içinde bulunup da sahibinin bir başka ülke olduğu dünyanın ilk nükleer santrali olma özelliğini de taşıyor.
Bu ne ağaç kesmeye ne de parsel parsel
bina yapmaya benziyor. Almanya, İtalya gibi
birçok ülkede Nükleer Güç Santralleri yapımı
referandumla halka danışılırken, ülkemizde
ortalama ömrü 75 yıl olan birkaç insanın
çıkarının ve sorgulayıp anlamaktan aciz,
madalyonun öbür yüzüne bakmak istemeyen bir çoğunluğun, bizlerin ve bizden
sonra yaşayacak insanlığın, ağacın, çiçeğin, balığın yaşamını 3.000 yıl boyunca
sürecek kabuslara parselleyecek olmasını kabullenmek zor. Enerji bakanının ‘’Bekarlık nükleerden daha risklidir’’ dediği ülkemizde 3 Nükleer Santralin nasıl işletilip kontrol altında tutulabileceğini tahayyül etmek imkansız. Amerika, Almanya gibi ülkelerin
uzun yıllardır kullandığı nükleer enerji santrallerinden geriye kalan radyoaktif atıkların nerede nasıl muhafaza edileceği konusunda henüz bir karar verilmiş değil. Teknolojik gelişim, donanım ve kullanımda üst sıralarda yer alan Japonya ve daha birçok ülke Nükleer Santrallerini kapatırken, Uzun Mehmet’in 1829’da kömürü bulmasıyla başlayan kömür madenciliği serüvenimize rağmen 2015 yılında 301 işçimizi kömüre çeviren biz, neredeyse hiçbir nükleer altyapımız olmamasına rağmen 3 nükleer enerji santralinin yapılmasına göz yummayacaksak biraz NKP’yi ve desteklerini esirgemeyenleri tanıyalım.
*General Ziya-ül Hak, Pakistan'ın Eski Cumhurbaşkanı
NKP (Nükleer Karşıtı Platform) nedir?
Nükleer Karşıtı Platform, Türkiye’nin ve dünyanın neresinde olursa olsun nükleer enerji üretimine ve nükleer silahlara karşı çalışmalar yürüten kurum, kuruluş ve kişilerden oluşan bir buluşma zeminidir. Katılıma açık, tabana dayanan ve demokratik ilkelere bağlı bir örgütlenmedir, Yerel platformların oluşumu yönünde de çalışmalar yürüten platformun geçmişi 1970’lerdeki nükleer karşıtı harekete kadar uzanır.
NKP, nükleer santraller konusunda, kamuoyunu doğru ve zamanında bilgilendirmek, toplumsal bilinç ve refleks yaratmayı amaçlar. Bunun yanında, birlikte davranacak kurum, kuruluş ve kişilerin ortak tavır almasını sağlayıcı çalışmalar yapar ve nükleer karşıtı hukuki süreçleri işletir.
NKP yerel birimlerini Ankara, Mersin, Sinop, İstanbul, İzmir gibi birçok ilde oluşturmuş durumda. NKP’nin
"11 Mart 2011 tarihinde Japonya’da yaşanan Fukuşima Nükleer Santral kazası sonucu doğaya karışan radyasyon pasaportla yolculuk etmiyor, sınır tanımıyor, ‘Bu da
insan evladıymış’ demiyor. Elektrik üretmek için parçalanan atom şimdi balığı, arıyı, çiçeği parçalıyor yavaş yavaş. Sakat kalanlar, yıllar sonra birer istatistik olacaklar. Bu ilk değildi, geçmiş bize nasıl bir canavar yarattığımızı göstermişti.’’
Ankara ayağı iki yıllık bir platform. HDK Ekoloji Meclisi, Başkent Dayanışması, Tarım Orkam-Sen, Nüsed,
Birleşik Haziran Hareketi, Tüketici Hakları Derneği, çevre gazetesi Çepeçevre, Metalurji Mühendisleri Odası, Jeoloji Mühendisleri Odası gibi birçok sivil toplum kuruluşuyla dolayısıyla birçok farklı fikirle birlikte insanları nükleer bir yoldan döndürmeye çalışıyor. Siyasi partilerin enerji politikalarını sorguluyor.
Forumlarla, sokak ve salon etkinlikleriyle, fotoğraflarla, broşürlerle, farklı illerdeki etkinliklere destek olarak, reklamlarda çocukların ve dünyanın geleceğini tehdit eden bir enerji türünün çocuklar üzerinden sempatikleştirilmesine karşı çıkarak, ihale toplantılarını bölerek, konuşarak, araştırarak, tartışarak, meydanlarda davul çalarak, NÜKLEERE iNAT YAŞASIN HAYAT diyor. Akdenizin sıcak kumsalları Karadeniz’in serin yaylaları ve en önemlisi buralarda yaşayan tüm canlılar için Nükleer Güç Santralleri ve diğer enerji alternatifleri hakkında bilgi edinmek, etkinliklerden haberdar olmak ve destek vermek için;
www.facebook.com/nkpankara portal.nukleerkarsitiplatform.org
Yorumlar (0)