İçeriğe geç
Politika

Çılgın Emlakçılar Zamanı

Mehmet Onur Yılmaz

Son bir aydır, peşi sıra büyük emlak ve müteahitlik projeleri açıklanıyor. İstanbul’dan, İzmir’e ve nihayet Ankara’ya kadar ulaşan bir “inşaat açılımı”dır gidiyor; Nam-ı diğer “çılgın projeler”. Biz Ankara’da çok farkında olmasak da Anadolu’nun diğer illerinde de farklı ölçeklerde benzer projeler gündemde. Seçmenin ayağına deniz getirmek arabartılı seçim vaatleri listesinde ilk beşe bile zor girer artık. Ama keşke herşey Gökçek’in Eşeğe Ters Binmiş Nasrettin Hoca Heykeli projesindeki eşeğin ayağından çıkan asansörü eleştirmek kadar basit olsaydı. Yüzümüzü ekşiterek güler geçerdik. Ama malesef bu kadar basit değil herşey. Rantın emlak ve müteahitlik işlerinde olduğunu kavramış bir siyasi irade var karşımızda; malum “ustalık dönemi”. Mimar Sinan’ın örnek alınması boşuna olmasa gerek. Üretimle falan işin yürütülemeyeceğini anlamışlar. Açıklanan projeler sadece birer inşaat projesi olmanın ötesinde her biri büyük birer emlak geliştirme projesi. Doğrudan Başbakan’ın ağzından, müthiş bir pazarlama hamlesi ile 74 milyona ve hatta yabancı yatırımcılara aynı anda duyuruluyor.

Normal bir ülkede yaşıyor olsak, bu kadar büyük ölçekli projeler açıklanmadan önce proje alanlarında arsa el değiştirmeleri kontrol altına alınır, spekülasyonların önüne geçmek için alım satım sınırlamaları getirilirdi. Ama bu ülkede, gazeteciler olmasa da emlak spekülatörleri özgür. Duyduk duymadık demeyin; İstanbul’un kuzeyinde iki tane birer milyonluk kent kurulacak. Ankara’da beşyüzbinlik doğu kent yükselecek! Yeri yurdu belli olan bu projelerin yarattığı arsa spekülasyonunun çapını hayal edebilen var mı? Ankara’da emlakçıların son bir ha%adır 24 saat esasına göre çalışmaya başladığını tahmin etmek hiç zor değil. Ama asıl çalışmanın bu projeler açıklanmadan çok önce başladığı da şüphe götürmez bir gerçek. TMMOB Şehir Plancıları Odası Başkanı Necati Uyar’ın talebi ise hâlâ havada. “Son on yılda proje alanlarındaki arsa el değiştirmeleri (alım-satımlar) açıklansın! Ancak o zaman projelerin altında kimler ve ne olduğu ortaya çıkacaktır.

İşin içinde bunca çetrefillik varken projelerin neliğine bakmak ve değerlendirmek ise çok zor. Üstelik, 12 Haziran’dan sonra projelerden hangisini ikinci kez duyup duymayacağımız meçhulken bu çaba boşuna da olabilir. Zaman, çılgın emlakçılar zamanı dedik ya, Ulus’ta da durum farklı değil. 2003’ten bu yana belediye kaynaklı dedikodular ile yıldırılan Ulus esnafı çareyi yarı fiyatına bile olsa emlağını elinden çıkarıp gitmekte buluyor. Büyük Sanayi’de işlem tamam bile. Rüzgarlı Sokak esnafı tedirgin. Bir çok mal sahibi ve kiracı en az zararla kaçıp kurtulmaya razı hale gelmiş. Başka birileri de satışa çıkan dükkan ve arsaların peşinde olsa gerek. Büyük kentsel projeler bir emlakçı duyarlılığı ile yürütülüyor.

Ulus’ta esnaf da, yıllardır alışverişini Ulus’tan yapan Ankaralılar da üzgün, moralsiz, çaresiz. Kapanan 75 yıllık Akman Pastanesi’nin 38 yıllık komşusu gümüşçü, kapısına neden “KAPATIYORUZ” tabelası asmış? Gidip bir çayını için. Bir de o anlatsın size.

Bu yazıyı paylaş

Yazar

Mehmet Onur Yılmaz

1995, Ankara Atatürk Anadolu Lisesi Mezunu. Lisans eğitimini ODTÜ Mimarlık Bölümünde tamamladı. Üniversitenin ilk yıllarından itibaren çocuklarla çalışmalarda bulundu. 1999’da Marmara’da meydana gelen büyük depremin ardından çalışmaları doğal afetler ve yapılı çevre üzerine yoğunlaştı. ODTÜ’den mezun olduktan sonra bir süre aynı üniversitede kentsel tasarım üzerine çalışmalar yürüttükten sonra Fransa’da Bordeaux Mimarlık ve Peyzaj Okulu’nda Doğal Afetler ve Kentsel Mirasa Etkileri üzerine yüksek lisans yaptı. 2004-2011 yılları arasında Türkiye’de JICA finansmanı ile KAJIMA Co. tarafından yürütülen akademik ve kültürel tesis projelerinin tasarım ve inşaat süreçlerinde mimar ve proje müdürü olarak görev aldı. Türkiye’de çocuk hakları üzerine öncü çalışmalar yürütmüş olan Gündem Çocuk Derneğinin kurucularındandır. 2011-2015 yılları arasında Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin kurucusu olduğu İstanbul Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi proje koordinatörü olarak çalıştı. 2015-2024 yılları arasında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi İnsan Hakları Eğitimi Program koorditörlüğünü yürüttü. 2011 yılından bu yana Ankara’nın yerel gündemini insan hakları odaklı bir şekilde ele alan, kentliler arasındaki dayanışmayı destekleyen Solfasol Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliğini ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğünü yürütmektedir. Hacettepe Üniversitesinden İnsan Hakları Temelli Yerel Yönetimler ve İnsan Hakları Kentleri üzerine doktorası bulunmaktadır.