Geçmişten Günümüze Kent Konseyleri

Geçmişten Günümüze Kent Konseyleri

  • 7 Mayıs 2021

Metin Erten, Türkiye Kent Konseyleri Platformu kurucusu ve ilk sözcüsü

Yönetime katılmak, hatta kentin yönetimine katılmak. 

Önce şuna karar vermeli insan:

• “Bana ne yönetimden” deyip siyasetle, sandıkla, olup bitenlerle ilgilenmemek,
• Her seçimde sandığa gidip, çalışmalarını beğendiğin kişileri desteklemek için ona oy vermek ya da desteklemediğini göstermek için oy vermemek,
• Oy vermek ama hemen ertesinde, kenti için nelerin doğru veya yanlış olduğunu ve senin bu durumun neresinde durduğunu belirleyip, kenti yönetenlere sesini duyurmak.

Bence, bu üç seçenekten sonuncusunu tercih edenlerin konusudur “kentin yönetimine katılmak”.
Bir tanım daha yapsak:

Kendimize “yönetime katılmak nedir?” diye sorsak ve “kentle ilgili bir karar alınmadan önce, o kararı alacak olan kişilere sesini, konu hakkındaki düşüncelerini iletmek” desek kenti yönetenlere ve karar alınmadan önce Türkiye’de, “bu konuda var olan yasalar içinde, bir kent başka türlü nasıl yönetilebilir” denildiğinde, ilk akla gelen yer; 1970 sonlarındaki Başkan Fikri Sönmez’in Fatsa’sıdır.
O tarihte Fatsa’da kent, “birlikte yönetilmiştir”.
Burada konumuzu ilgilendiren bölüm, mahalle meclisleri adıyla, mahallenin sorunlarının tartışıldığı bir yapının oluşması ve burada alınan kararların belediye tarafından uygulanmasıdır.
Öyle ki, “mahalle meclisinin onaylamadığı bir çalışmayı, belediye mahallede yapamaz” denilmiştir.
Mahalleli toplanır, mahallesi ile ilgili sorunları, konuları tartışır, öneri kararları alır, belediyeye iletir, belediye ve mahalleli birlikte konuyu, öneriyi uygular.
Fatsa’da öne çıkan, mahallelerdir.
Sonra Dikili’de, Sayın Osman Özgüven döneminde, “kentin yönetimine katılım” girişimi olmuştur.
1983 yılında Dikili Halk Meclisi. Burada mahallelerden katılanların dışında ayrıca dernekler, sendikalar de sürece katılmıştır.
Ancak, Dikili Halk Meclisi yalnız bir kez toplanabilmiş, eski köye yeni adet getirdikleri için “müdahale edilmiş” ve çalıştırılmamıştır.
Ardından Aliağa.
Başkan Hakkı Ülkü zamanında, 1994 yılında Aliağa Kent Parlamentosu kurulmuştur.
Burada katılımcı listesi daha da genişlemiş, belediye meclis üyeleri, eski belediye başkanları, parti temsilcileri, muhtarlar, kurum temsilcileri de listeye eklenmiştir.
Ardından Başkan Bülent Baratalı zamanında Urla.
Burada listeye gençlik ve kadınlardan temsilciler, üniversite ve yerel basın temsilcileri de eklenmiştir.
2000 yılında ise Karşıyaka’da Başkan Şebnem Tabak’ın belediye başkanlığı döneminde, Karşıyaka Kent Meclisi kurulmuştur.
Eski belediye başkanları, belediye ve il genel meclisi üyeleri, muhtarlar, dernek, vakıf, oda, sendika, parti temsilcileri, mahalle temsilcileri ve uzmanlar, katılımcıları oluşturmuştur.
Karşıyaka’nın ardından aynı içerikte Didim, Ayvalık ve Edirne’de de kent meclisleri kurulmuştur. 

“İyi uygulamalar”

Fatsa ilktir. İlk olmanın getirdiği başlıca sorun, yapılan her şeyin ilk kez yapılmasından ötürü bilinmezlerin yüksek olmasıdır.
Fatsa bir bütün olarak başarılı olmuştur.
Fatsa’nın “mahalle meclisi ve katılımcı bütçe uygulaması” hala hiçbir yerde aşılamamıştır.
Fatsa uygulamasının en önemli özelliği, “katılımcı bütçe uygulaması”nın ilk kez yapılmış olmasıdır.
Katılımcı bütçe, dünyada Fatsa’dan dokuz yıl sonra 1989’da, Brezilya’nın Porto Allegre kentinde uygulanmıştır.
Avrupa’daysa, Fatsa’dan 12 yıl sonra 1992 yılında, Danimarka’nın Aarhus kentinde yapılan toplantıda Avrupalı belediyeler olarak, katılımcı bütçe uygulamasına geçilmesi kararı alınmıştır.
Fatsa, mahalle meclislerinin oluşumunda da ilktir.
Mahalle temsilcisi olarak beş kişi seçilirken bunlardan en az birinin kadın olmasının istenmesi, hatta bunun zorunlu kılınması, o günün koşullarında kadınların öne çıkarılması çabasının ürünüdür.
Fatsa’daki mahalle meclisleri, mahallenin ve kentin her sorununu gündemine almış, bir mahallede olabilecek tüm güncel sorunlar, mahallenin yollarından yaşayanların ısınma sorununa, şenlik için kente gelen sanatçıların mahallelerde barınmasından, kampanyalar için yemek yapmaya kadar büyük, küçük birçok çalışmanın içinde olmuştur.

Aliağa Kent Parlamentosu kentin sorunlarının tartışılmasının yanında, bölgenin kalkınması, kent içi imar düzenlemeleri, sanayi bölgesi olunması nedeniyle bunun getirdiği sorunlar, termik santral karşıtı çalışmalar gibi kenti ve bölgeyi ilgilendiren çalışmalar da yapmıştır.
Aliağa Kent Parlamentosu, kentin dışında bölgenin sorunlarının da tartışıldığı, etkinlikler düzenlendiği, sanayinin, kent imarının görüşüldüğü bir kurum olmuştur.

Urla Kent Senatosu, kent sorunlarının yanında, sekiz yıllık eğitim, sağlık, zeytincilik, bölge kalkınması, kent içi imar düzenlemeleri, kentin ekonomik gelişimi için seralar, bölge turizminin geliştirilmesi gibi konuları gündemine almış ve çalışmalar yapmıştır.
Urla uygulamasında da görülen şey, kent senatosunun kentin dışında bölge için çalışmalar yapması, sağlık, imar, ekonomi, kalkınma vb. çalışmaları da yapmış olmasıdır.

Karşıyaka Kent Meclisi, çalıştığı zaman boyunca 31 olağan, üç olağanüstü toplantı yapmış ve 63 ana gündem maddesi oluşturmuştur.
Deprem ve olası sonuçları, büyük kanal projesi, kentteki yeraltı geçişleri, baz istasyonları, tersane, katlı otopark sorunu, kentsel dönüşüm, metro, banliyö, doğalgaz, ağaçlandırma, sel, jeotermal, çöp, zabıta, evcil hayvanlar, hastane ve sağlık, hava kirliliği, kıyı düzenlemeleri, pazaryerleri, çarşı, yeraltı otoparkı, belediye sınırları gibi çok farklı alanlardaki konuları gündemine almış, tartışmış ve aldığı kararları kentin yöneticilerine aktarmıştır.
Bunun dışında onlarca basın açıklaması, panel, imza kampanyası, anma, kutlama gibi çalışmalar da yapmıştır.
Belediye ve belediye işçilerinin toplu sözleşmesinde grev kararı alınması üzerine konu gündeme alınmış, rakam önerisi yapılmış ve arabuluculuk yapılmıştır. Toplu sözleşme kent meclisinin istediği rakam üzerinden yapılmıştır.
Genel ya da yerel seçimler öncesinde tüm adayların katıldığı etkinlikler yapılmıştır. Burada adayların kendilerini kentlilere tanıtmaları sağlanmıştır.
Üyeler kente bir yazlık sinema gerektiği konusunda çalışmalar yapmışlar, bunun yeri, mimarisi, projesi, adı gibi konuların tamamını ilgililere sunmuşlardır.
Çöple ilgili olarak anketler yapılmış, konuyla ilgili sorunlar ve çözümler araştırılmış, belediyenin hangi mahallede, hangi yöntemle, hangi saatte çöpleri toplaması gerektiğini içeren öneriler ilgililere aktarılmıştır.
Kentin sağlık sorunu ve hastane eksikliği gündeme getirilmiş, imza kampanyası düzenlenmiş, yeni bir hastane için yer bulunmuş, tüm sonuçlar doğrudan Sağlık Bakanı’nın kendisine teslim edilmiştir.
Mahalleli, mahallesinde bir çay bahçesi istemiş, konu hakkında çay bahçesinin nerede yapılacağı, nasıl olacağı, kaç kişinin çalışacağı, çayın kaça satılacağı, masanın sandalyenin, bardağın nasıl olacağı, bahçenin açılış kapanış saatine varıncaya dek tüm öneriler oluşturulmuş ve kentin yöneticilerine iletilmiştir.
Mahalleli, kendi önerileri doğrultusunda yapılan bu çay bahçesine sahip çıkmış, o alanda etkinlikler düzenlemiş, memnuniyet anketleri yapmış, kendi denetimlerini gerçekleştirmiştir.
Karşıyaka Kent Meclisi’nde birçok konuda raporlar hazırlanmış ve kentin yöneticilerine, önerilerle birlikte sunulmuştur.
Örneğin kent yönetimi, kentin planlanması, ulaşım, yeşil alanlar, sosyal ve kültürel tesisler, sağlık, altyapı, çevre sorunları, enerji, katı atıklar, tarihsel ve kültürel miraslar, çarşı, pazar yerleri gibi konularda büyük çoğunluğu öneri içeren raporlar hazırlamıştır.
Yerel seçim öncesinde, tüm toplantıların ve raporların özetlendiği “Nasıl bir Karşıyaka istiyoruz?” başlığıyla bir kitapçık bastırılmış ve binlercesi, sokaklarda kentlilere dağıtılmıştır.
Daha sonra seçilen belediye başkanları bu önerilerin büyük çoğunluğunu gerçekleştirmiştir.
Kent gündeminin dışında ulusal ya da uluslararası konular da gündeme getirilmiştir.
Örneğin; Irak savaşı öncesinde, savaş gündemli toplantı yapılmış ve “savaşa hayır” kampanyaları düzenlenmesi kararı alınmıştır.
Örneğin; ülkenin çevre sorunları gündeme alınmış ve genel çevre sorunlarını irdeleyen etkinlikler yapılmıştır.
Örneğin; genel seçimler öncesinde tüm siyasi partilerin adaylarının, kentlilerle buluşturulması gündeme alınmış ve bu yapılmıştır.
Karşıyaka’da, kent meclisinin dışında bir sokak meclisi uygulaması da gerçekleşmiştir.

Reşadiye sokak sakinleri bir araya gelip sokak meclisi oluşturmuş, yıllarca çalışan bu kurum, sokakla ilgili alınmasını istedikleri tüm kararları öneri olarak kent yöneticilerine iletmişler ve tümü yapılmıştır.
Sokak trafiğinin tek yönlü olması, sokağın altyapısı, araç parkı, yaya kaldırımları, asfaltın sökülüp parke taşı yapılması, atıkların geri kazanımı için çöplerin ayrı toplanması, sokakta çöp toplama saati, biçimi, kan verme kampanyaları, sokak şenlikleri, sokağın yeşillendirilmesi, sokak sakinleri için geziler, piknikler, ortak bayramlaşma etkinlikleri, sokaktaki yaşlıların bakımı gibi sokaktaki tüm konular, ilgi alanlarına girmiştir.
Bir başka başarılı uygulama örneği Ankara / Çankaya’da gerçekleşmiştir.
Hedefini, “yaşam kalitelerine ilişkin birliktelikleri, komşuları ile ortaklaştırmak” olarak belirleyen Çayyolu Semt Meclisi oluşturulmadan önce, bölgedeki muhtarlar, esnaflar, okul aile birlikleri, sivil toplum örgütleri ziyaret edilmiş ve oluşumla ilgili düşünceleri alınmıştır. Olumlu yaklaşımlar ardından, 2014 yılı başında yapılan ilk genel kurul ile Meclis kurulmuştur.
“Çayyolulu Komşular”, başkan değil sözcülerinin bulunduğu Semt Meclisleri’nde; her yıl iki gün süren seçimli genel kurullar yapmışlar, 2105 yılında “2050 yılı hayalleri ve 2020 hedefleri” konulu bir çalıştay yapıp sonuçlarını kitap olarak bastırmışlar, bu bilgiler ışığında 2019 yerel seçimi öncesinde “seçmen beyannamesi” hazırlamışlar, semt ile ilgili bir belgesel, bir de kısa film yapmışlar, fotoğraf sergileri açmışlar, her hafta “Perşembe sohbetleri” adıyla ve bir konu / bir konuk yardımı ile birbirlerinden öğrenmeye devam etmişler, örnek davranışlarıyla öne çıkan bir komşularını, “yılın semt sahibi” olarak belirleme geleneği başlatmışlardır.
Çayyolu Semt Meclisi çalışmalarını, gittikçe artan sayıda günüllünün / komşularının katılımlarıyla sürdürmektedir.

Başarılı uygulamaların birkaç temel özelliği vardır.

Adları farklı da olsa bu kurumlar panel, gezi, mahalle şenliği, anket gibi “ilişki geliştirebilecek” etkinlikler düzenlemişlerdir.

Söz konusu etkinlikler, temelde kentin yönetimine katılım mantığı içinde ve o amaca uygun konular seçilerek yapılmıştır.
• Örneğin kentin metrosunun tartışılacağı bir gündem öncesinde “demiryolumu istiyorum” kampanyası adı altında trenle gezi düzenlenmiştir.
• Örneğin kentin çöp sorununun tartışılacağı bir gündem öncesinde konuyla ilgili anket çalışması yapılmıştır.
• Örneğin kentin kültür değerlerinin öne çıkarılması için buna uygun içerikte paneller, söyleşiler yapılmıştır.
Bir başka temel özellik; kentin sorunlarının tartışılmasının ötesinde, bölge hatta ülkeyle ilgili konuların da gündeme alınması ve tartışılması, üretilen önerilerin yöneticilere sunulmasıdır.
Tüm bunlar yapılırken hiçbir biçimde ayrım yapılmadan, tam bir kapsayıcılıkla tüm kentlilerin bir araya gelmesi, tüm kentlilerin konuşması, görüşünü açıklaması sağlanmıştır.
Sonuçta kentliler bu kurumları, seslerini duyurma, fikirlerini söyleyebilme ve söylediklerinin gerçekleştiği bir yer olarak görmüşler ve sahip çıkmışlardır.

Ülkemizde, yukarıdaki farklı kentlerde yapılan tüm çalışmaları ve süreci anlatan tek kitap, Karşıyaka Kent Meclisi adıyla yayınlanmıştır
Konu yerel yönetim yasasına eklenip, bu kurumların adı Kent Konseyi olduktan sonra kimi başarılı çalışmalar olmuşsa da genel olarak “beklendiği kadar iyi, başarılı” çalışmalar yapılamamıştır.
Bunun nedeni ve daha da ötesinde “nasıl gerçekleştirilebileceği” tartışılmalıdır.

  • Paylaş