Mansur Yavaş'a Açık Mektup

Mansur Yavaş'a Açık Mektup

  • 5 Ekim 2021

Ankara Kent Konseyi genel kurulu ve Mansur Yavaş

Sayın Mansur Yavaş merhaba,

İnsani, mesleki, siyasi özellik ve birikimleriniz ile taşıdığınız yetki ve üstlendiğiniz sorumlulukları birlikte düşününce “umut ve cesaret ile” aşağıdaki satırları -Ankara’nın Gayri Resmi Gazetesi Solfasol aracılığı ile- size iletmeye karar verdim.

Sizin ve bizlerin yani Ankara’da yaşayanların 2019 öncesi, etki alanlarımızdaki performanslarımızdan bahsetmeye niyetim yok, özetle başaramadık ve dolayısı ile yaklaşık 25 yıl, hak ettiğimizden çok kötü yönetildik. Hatta ne yazık ki; Cumhuriyetimizin başkenti Ankara’mızın (kısmen de olsa) geleceğine ipotek konmasına engel olamadık. Daha fazlası bu yazının konusu değil.

31 Mart 2019 seçimlerinde sağlanan başarıda ise hepimizin farklı büyüklüklerde emeği ve katkısı var. Akıllarımıza, yüreklerimize, ayaklarımıza, ellerimize sağlık, hep birlikte başardık. Bu da bu yazının konusu değil.

Başlıkta ifade ettiğim gibi bu yazının konusu; “Ankara Kent Konseyi ve siz(ler)den beklentilerim”, sayın Yavaş.

Bir AKTİF YURTTAŞ olarak haddimi aşmadan, istisnasız hepimizin yararına olduğunu düşündüğüm beklentilerimi, önerilerimi ve sorularımı sizinle paylaşacağım. Bu paylaşımı kişisel sorumluluğum olarak görüyor ve yazmaya başlıyorum.

Bu mektubu, 10 Temmuz 2021 Cumartesi günü 10:58-11:11 saatleri arasında Ankara Kent Konseyi genel kurulu kürsüsünden yaptığınız 13 dakika süren konuşmanızda; “Kent Konseyi bizim yönetim anlayışımız” diyerek ilgili kavramlarınızın da “Şeffaflık, Katılımcılık ve Hesap verebilirlik” olduğunun altını çizişinizdeki samimiyetinize dayanarak kaleme aldığımı da öncelikle belirtmek isterim.
Söz konusu cümlenize devamla, “Ankara Kent Konseyi kuruluş genel kurulunun 29 Haziran 2019 tarihinde 250 bileşen ile yapıldığını sonrasında herkesin kabul edildiğini” ifade ettikten sonra da salondaki delegelere “Kent Konseyi kavramlarının anlamını bilmeyenlerin moralinizi bozmasına izin vermeyin”, “Ankara Kent Konseyinin 30 Çalışma Grubu, üç Meclisi ile kentin sorunlarına çözüm önerileri üreterek Belediyeye katkıda bulunuyor” diyerek, beni biraz şaşırttığınızı özellikle belirtmek istiyorum.

Yönetim anlayışınız olarak altını çizdiğiniz ŞEFFAFLIK ve KATILIM hassasiyeti, ne yazık ki 29 Haziran 2019 Cumartesi günü yapılan genel kurulun hazırlık sürecinde gösterilememişti. Sizin rakamınız ile yaklaşık -sadece- 250 çağrılı ile Ankara Kent Konseyi kuruluş genel kurulu yapılmasını “geçiş dönemi” içinde kabul edilebilir bulanlar da oldu benim gibi. Doğal olarak, hukuken haklarını arayanlar da.

Katılımınız ile 5 Kasım 2019 Cumartesi günü yapılan Ankara Kent Konseyi seçimsiz genel kurulunda, “29 Haziran 2019 da yapılan seçimli Ankara Kent Konseyi kuruluş genel kurulunda aksaklık ve hataların yaşanmış olabileceğini” kabul eden yaklaşımınız hepimize moral vermiş, takdir edilmiş idi. Sizin benzer şekilde soğukkanlı davranan, kelimelerini danışmanları yerine özenle kendi seçen, algı yönetmek yerine samimiyet ile ileriye bakan, olgun demokrat tavrınıza her zaman ihtiyacımız var, sayın Yavaş.

Kişisel olarak doğru bulmadığım “az sayıda Meclis” ve “çok sayıda çalışma grubu” ile Ankara Kent Konseyinin “Belediyeye katkı üretmesi” yaklaşımının altını çizen 10 Temmuz 2021 tarihli konuşmanızda öne çıkan diğer söylemlerinizi size hatırlatmak ve dinleyememiş olan Ankaralılar ile paylaşmak isterim.

• Ankara’yı tek başıma yönetemeyeceğimi biliyorum, sizlerin aklına ihtiyacım var!
• Bizden önceki dönemde de mahkemeye başvurmuş olmalarını dilerdim.  
• Kent Konseyi tavsiyeleri ile Belediye Meclisi kararları aldık. 
• İnşa edeceğimiz KATILIMCILIK KÜLTÜRÜ gençlere mirasımız olacak. 
• Başarı hikayesini ORTAK AKIL ile HEP BİRLİKTE yazacağız.
• Kent Konseyleri kararlarını emir telakki edeceğimizi ve Belediye Meclisine getirip karar altına alacağımızı ilan ediyorum!
• Bu toplantıya katılmayanları da Çalışma Gruplarına davet ediyorum.

Seçim “motivasyonu” ile 5 Temmuz’a kadar kayıt yaptıran yaklaşık 1500 delegeden 1153’ünün Haziran listesine imza attığı 10 Temmuz 2021 Cumartesi gününü geride bırakıp, hatta unutmaya çalışıp, önümüzdeki dönemde kendimize ve kentimize yakışanları yapmak üzere beklentilerimi, önerilerimi ve sorularımı görüşlerinize sunarak yazıma şimdilik son vermek istiyorum.
 

Beklentilerim

Kent Konseyinin bileşenlerine, bileşenlerinin de kendi üyelerine düzenli olarak “en seyrek ay bazında” Ankara Kent Konseyi şemsiyesi altında gerçekleştirilenlere, gerçekleştirileceklere dair bilgi notlarının ve hep birlikte gerçekleştirilebileceklere teşvik edici e-postaların gönderilmeleri,

Konu ne olur ise olsun, olumlu-olumsuz sonuçlanmış DENEYİMLERDEN ve BİRBİRİMİZDEN öğrenmenin yeni üretim ve mücadele dönemlerine katkıda bulunabileceğinin unutulmaması,
Ankaralıların KENT KONSEYİNİ fark etmeleri, ANLAMLANDIRMALARI ve DEMOKRASİ hayatımıza olası katkılarını, daha önemlisi POTANSİYELİNİ keşfetmeleri,

Ankara Kent Konseyinin en az üç ayda bir seçimsiz genel kurul yaparak “birbirimizi anlamak için DİNLEMEK ALIŞKANLIĞI” edinmemize katkı sağlaması,

Ankara Kent Konseyi için Belediye Meclisi salonunda özel bir koltuğun ayrılması ve kentin geleceğine dönük tartışmalarda Ankara Kent Konseyi sözcüsüne de söz verilmesi,

Her ayın ikinci haftasında yapılan Belediye Meclis toplantılarının ilk gününde, Belediye Meclis salonunda hazır bulunan Kent Konseyi sözcüsüne “bu ay gündeme almamız istenen konular/tavsiyeler var mı?” diye sorulması,

Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi Komisyon çalışmalarına, Kent Konseyi Meclis veya Çalışma Gruplarından yetkin temsilcilerin (kararlarda oy hakkı olmadan görüşlerini ifade etmek üzere) katılmaları,

Ankara Kent Konseyi Meclislerinde kısık ateşte katılımlı süreçlerde pişirilmiş TAVSİYE KARARLARININ Belediye Meclisine iletilmesi ve değerlendirilmesi süreçlerinin Kent Konseyi Yürütme Kurulu yerine Kent Konseyinin ilgili tüm bileşenleri tarafından coşku ile etkili bir şekilde takip edilmesi,

5393 sayılı Yerel Yönetim Yasasının, özellikle 76 (yetmiş altı) ve 77 (yetmiş yedi) No.lu maddelerinin, herkes (mümkün ise tüm Ankaralılar) tarafından anlaşılmasına paralel olarak ilgili tarafların birbirlerine saygı ile alan açmaları ve birbirleri ile düzenli bilgi paylaşmaları,

Belediye Birimlerinde çalışanlar, Belediye Şirketlerinde çalışanlar, Belediye projelerine destek veren gönüllüler, Kent Konseyi bileşenlerinin temsilcileri ve üyeleri ile Ankara’da yaşayanların GÖREV, HAK ve SORUMLULUKLARININ herkes tarafından anlaşılması amacı ile “bıkmadan, usanmadan, sabırla” çalışmalar yapılması.

Önerilerim

Sizin de katıldığınız 5 Ekim 2019 tarihli Ankara Kent Konseyi Genel Kurulunda yapılan bir öneri doğrultusunda “Ankara Kent Konseyi FARKINDALIK Çalışma Grubu” kurularak Belediye Meclis üyelerine, Belediyede ve Belediye şirketlerindeki tüm çalışanlara, tüm muhtarlarımıza, Kent Konseyi bileşen temsilcilerinden başlayarak bileşenlerin dileyen üyelerine Kent Konseyinin “ne olup ne olmadığına dair herkesin anlayabileceği kelimeler, kavramlar, özgün örnekler ile” SEMİNERLER verilmesi,

Çatışmalardan beslenen ve iktidarı ele geçirmeye çalışan geleneksel siyaset kültürü yerine “YENİ SİYASET KÜLTÜRÜ İNŞASININ” ilk adımı olarak Ankara Kent Konseyi ve Meclisleri Yönergelerinin içselleştirilerek, ihtiyaçlara cevap verecek şekilde her sene gözden geçirilmeleri, gerekiyor ise güncellenmelerinin tüm bileşenlerin duyarlı üyelerinden başlayarak, Ankara Kent Konseyi Meclislerinde devam edip Ankara Kent Konseyi YÖNERGE GENEL KURULUNDA ortaklaştırılan dinamik bir süreç ile gerçekleştirilmesi,
Kent Konseyi başkanının ve kısmen yürütme kurulu üyelerinin belediye çalışanlarından veya başkan(lar)ın kişisel güven ilişkisi olan kişiler arasından atanMAmaları,

Kent Konseyi genel kurullarına delegeler tarafından sunulan önergelerin lehinde ve aleyhinde en az birer kişinin konuşmalarına izin verilmesi ve Yürütme Kuruluna aday olan kişilerin kürsüye çıkıp birikimleri ile motivasyon kaynaklarını oy verecek delegeler ile paylaşarak delegelerin bilinçli kararlar vermeye davet edilmeleri,

Ankara Kent Konseyi şemsiyesi altında temsili demokrasinin iyi örneklerini gerçekleştirmeye çalışmak yerine ÇOĞULCU ve KATILIMLI demokrasinin filizlenebilmesi için öncelikle gereken GERÇEKLİK ve GÜVEN duygularının hâkim olduğu bir ORTAMIN oluşturulmasına dönük somut adımlar atılması,

İlçe ve il Kent Konseyleri kurumsal yapılarının da, her iki yapı bileşenlerinin de aralarındaki İLETİŞİM, ilişki, ETKİLEŞİM, işbirliği potansiyellerinin gerçekleştirilmesine fırsat verecek ilkelerin her ölçekte tartışılarak ilgili yönergelerin uzlaşılar ile düzenlenmesi ve yönetmeliğin revize edilmesi için de çaba harcanması,

Kent Konseyi şemsiyesi altında hiç seçim yapılmaması hedefinin ilkesel olarak benimsenerek “makul süre içinde gerçekleştirilmesi” için ilgili çalışmaların olası en kısa zamanda başlatılması,

Uyum içinde çalışacağı varsayımı ile oluşturulan blok listeler arasındaki rekabetin yarattığı olumsuz atmosferde seçimler yapılması yerine; Meclisler ve Çalışma Gruplarının (geri çağırma ilkesi ile belirleyecekleri) temsilcilerinden oluşacak yürütme kurulu ile içinden iki kişinin (6 veya 12 ay süre için) eş SÖZCÜLER olarak sorumluluk almaları,

Belediyenin ilgili birimlerinden sağlanacak VERİLER kullanılarak, Kent Konseyi ETKİ değerlendirmelerinin yıllık bazda yapılması,

Mevcut Kent Konseyleri Yönetmeliğinde değiştirilmesi veya geliştirilmesinde yarar olduğu düşünülen anlayış ve maddeler ile ilgili çalışmaların Ankara Kent Konseyi içinde gerçekleştirilip Türkiye Kent Konseyleri Platformu ve Türkiye Kent Konseyleri Birliği nezdinde takip edilmesi.

Sorularım

Kent Konseyleri Yönetmeliğinin 8. Maddesinin f şıkkında “Kent Konseyi Üyeliği” tarif edilirken “ilgili dernekler” tamlamasındaki “İLGİLİ” kavramının anlamını hem yerel yönetici hem de hukukçu birikimleriniz ile nasıl değerlendiriyorsunuz?

Sizce, hemşerilerin birbirilerini fark edip birliktelik POTANSİYELLERİNİ zenginleştirmeleri ile KATILIMLI demokrasiye inanan Belediyelerimizin hizmet PERFORMANSI odaklı çalışmaları birbirleriyle nasıl etkileşebilirler?

Sayın Mansur Yavaş, bu paylaşımımı okuma şansınız olur ise, ilgili önerilerim ve sorularım üzerine en az iki kez düşüneceğinizden hiç kuşkum yok zira hepimizin değerlisi olan LAİK DEMOKRATİK TÜRKİYE CUMHURİYETİ’nin EGEMENLİK KAYITSIZ, ŞARTSIZ MİLLETİNDİR iddiası ile sonsuza kadar yaşayacak olması ve yurttaşlarının (bugünkü durumun aksine) duyarlı ve aktif olmaları ile doğrudan ilişkili. İhtiyacımız olan dönüşümün yereldeki etki alanlarımızdan başlamasında siz değerli yerel yöneticilerin sorumlulukları sanılandan çok daha fazla. Hepimize kolay gelsin.

www.mehmetcpeker.biz        

mehmetcpeker@yandex.com

  • Paylaş