İçeriğe geç
Kent

Önce İtfaiye Meydanı Vardı!

Hala her üç isimle de anılır Ankaralıların en merkezi ve sürekli eskici pazarı. İtfaiye Meydanı, Hergelen Meydanı ya da bit pazarı.

İtfaiye Meydanı, Hergelen Meydanı ya da bit pazarı. Hepsi aynı kapıya çıkar! Hala her üç isimle de anılır Ankaralıların en merkezi ve sürekli eskici pazarı. Ankara’nın orta yeri bit pazarı desek yeri. Opera’ya yüz, Merkez Bankası’na ve Gençlik Parkı’na bir kaç yüz metre mesafededir. Ulus Heykel’e ya da Sıhhiye’ye aylak tempoda 10 dakikada yürürsünüz. Şimdilerde onca AVM açıldı da pabucu dama atıldı sanılmasın. AVM’ler açıldıkça daha da canlanıyor bit pazarı. Çünkü, önce İtfaiye Meydanı vardı! Bakmayın siz açılan onca dev yapı marketine, AVM’ye; iddiamız odur ki hala hiçbirinde İtfaiye Meydanı’ndaki çeşit yoktur. Satılan zerzevattan değil bahsimiz sadece, Hergelen Meydanı’ndaki insan çeşidi de bulunmaz hiçbir AVM’de. Eşyanın da insanın da her çeşidi bulunur. Hergelen önce bir buraya gelir. Hele de öğrenciyse ve ev kuracaksa bit pazarı tavaf edilmeden olmaz. İtfaiye Meydanı’na geldiyseniz Ankara’ya geldiniz demektir. Hoşgeldiniz!

En orjinalinden deri montlardan, çizmelerden, sıfır kilometre kaset çalara; en cafcaflısından, en alçak gönüllüsüne kanepeden, yıldır yıldır yanan vitrine; define sandığından, filmin her türlüsüne; ikinci el kaykaydan, 45lik plaklara; piyanodan, sinema makinasına; inşaat aletlerinden, eski kitaba kadar aklınıza gelen her şey vardır itfaiye meydanında. Aklınıza gelen her şey dediysek tam dediğimizi kastediyoruz. Hayal gücünüzü sınırlamayın. Aynı marka ve renk ikinci el bir ayakkabıdan 100 çift bulabilirsiniz örneğin. Bulamayacağınız şey pahalılıktır, suratsızlıktır. Aman dikkat, pazarlık etmeyeni de çok pazarlık edeni de sevmezler bit pazarında. Gitmişken, erken gidin de öğlen ‘Hacı’nın orda bir de kokoreç yiyin. Üstüne çayınızı için. Biraz zaman ayırın. Bit pazarı aceleye gelmez. Hiçbirşey almadan çıkmayın sakın bit pazarından! En azından Paşa dayının el arabasında sattığı incirlerinden(mevsimine göre portakal ya da çilek de olabilir) alın. İşiniz bitip de evinize dönerken bana hak verecekseniz: Önce İtfaiye Meydanı vardı!

 

Bu yazıyı paylaş

Yazar

Mehmet Onur Yılmaz

1995, Ankara Atatürk Anadolu Lisesi Mezunu. Lisans eğitimini ODTÜ Mimarlık Bölümünde tamamladı. Üniversitenin ilk yıllarından itibaren çocuklarla çalışmalarda bulundu. 1999’da Marmara’da meydana gelen büyük depremin ardından çalışmaları doğal afetler ve yapılı çevre üzerine yoğunlaştı. ODTÜ’den mezun olduktan sonra bir süre aynı üniversitede kentsel tasarım üzerine çalışmalar yürüttükten sonra Fransa’da Bordeaux Mimarlık ve Peyzaj Okulu’nda Doğal Afetler ve Kentsel Mirasa Etkileri üzerine yüksek lisans yaptı. 2004-2011 yılları arasında Türkiye’de JICA finansmanı ile KAJIMA Co. tarafından yürütülen akademik ve kültürel tesis projelerinin tasarım ve inşaat süreçlerinde mimar ve proje müdürü olarak görev aldı. Türkiye’de çocuk hakları üzerine öncü çalışmalar yürütmüş olan Gündem Çocuk Derneğinin kurucularındandır. 2011-2015 yılları arasında Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin kurucusu olduğu İstanbul Maltepe Üniversitesi İnsan Hakları Araştırma ve Uygulama Merkezi proje koordinatörü olarak çalıştı. 2015-2024 yılları arasında Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi İnsan Hakları Eğitimi Program koorditörlüğünü yürüttü. 2011 yılından bu yana Ankara’nın yerel gündemini insan hakları odaklı bir şekilde ele alan, kentliler arasındaki dayanışmayı destekleyen Solfasol Gazetesi Genel Yayın Yönetmenliğini ve Sorumlu Yazı İşleri Müdürlüğünü yürütmektedir. Hacettepe Üniversitesinden İnsan Hakları Temelli Yerel Yönetimler ve İnsan Hakları Kentleri üzerine doktorası bulunmaktadır.