Biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya
Sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya
Anamız çay demliyor ya güzel günlere
Sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa
Sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız
Bu, böyle gidecek demek değil bu işler
Biz şimdi yanyana geliyor ve çoğalıyoruz
Ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
İşte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz

Cemal Süreya

Ankara’nın Suriyeli Mültecileri

Ankara’nın Suriyeli Mültecileri

Sayıları tam olarak bilinmemekle birlikte BMMYK (Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği) rakamlarına göre Mart 2011’den günümüze kadar 3 milyondan fazla insan Suriye’yi terk etti. Suriye’deki iç savaştan kaçan Suriyeli mültecilerin çoğu Lübnan, Ürdün ve Türkiye’ye sığındılar. İçişleri Bakanlığı’na göre Türkiye’deki Suriyeli mülteci sayısı 1.6 milyonun üzerinde. Ankara’da ise tahmini sayı 35 bin ila 60 bin arası. Diğer şehirlerle kıyaslandığında Ankara Suriyelilerin yoğun olarak yaşadıkları bir şehir değildir. İstanbul Suriyeli nüfusun en yoğun olduğu il olmakla birlikte, Suriyeli nüfusun yoğun olduğu diğer iller Gaziantep, Şanlıurfa ve Hatay’dır. Suriyeli mülteciler dillerini rahatça konuşabildikleri, kültürel olarak daha yakın hissettikleri ve iklim olarak geldikleri yerler ile benzer bölgeleri daha çok tercih etmektedirler.

Ankara’daki Suriyeli mülteciler genellikle Altındağ, Sincan, Mamak, Hasköy, Siteler, Dışkapı, Çubuk, Hacı Bayram Mevkii, Ankara Kalesi ve Dikmen Vadisi’nin çevresindeki gecekondular ve kendi kurdukları naylon barakalar hatta AŞTİ de dâhil olmak

üzere çeşitli bölgelerde yaşıyorlar. Suriyeli Mültecilerin özellikle Altındağ Belediyesi ve Çankaya Belediyesi sınırları içinde yoğunlaştıkları söylenebilir.

Savaş nedeniyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan Suriyeli mültecilerin birçoğu, kamplardaki sıkı disiplin, çalışma imkânlarının olmaması ve kampların izole edilmiş bir sosyal yaşam barındırması gibi nedenlerden ötürü kamp dışında yaşamayı tercih etmektedir.

Ankara’da yaşayan Suriyeli mülteciler genellikle akrabaları ya da tanıdıkları
diğer kişiler aracılığıyla gelmekteler. İş bulma, çocuklarına iyi bir eğitim sağlama olanaklarının yanı sıra en önemlisi kendilerini daha fazla güvende hissettikleri için Ankara’ya geldiklerini söylemektedirler. Ancak yerel halk her fırsatta, gerek iş imkânlarına ve devlet yardımlarına ortak olmaları, gerekse kültürel uyumsuzluklar yaşamaları nedeniyle Suriyeli sığınmacıların ülkelerine dönmelerini istediklerini dile getirmektedir.

Suriyeli mülteciler, yerleştikleri bölgenin kültürel dokusunu da değiştiren karşılıklı
bir bütünleşme sürecinin içerisine girmektedirler. Zaman zaman kısmi gerginliklere sebep olan bu durum, zamanla birçok bölgede aşılabilmektedir. Altındağ Hacılar Mahallesi’nde Mayıs 2014’te Suriyeliler ve yerel halk arasında yaşanan olaylar sonrasında mahallede her şey normale dönmüş görünüyor.

Suriyeli mülteciler şehrin daha çok kentsel dönüşüme tabi olan yerleşim bölgelerinde ikamet ediyorlar. Kentsel dönüşümden dolayı konut sıkıntısı yaşayan Suriyeli mülteciler, çoğu zaman evlerini birkaç aile ile paylaşmak durumunda kalıyorlar.

İsmet Paşa, Ulubey ve Önder mahallelerinde kentsel dönüşümün başlayacak olması burada ikamet eden Suriyeli mültecilerin zor durumda kalmalarına yol açıyor. Hali hazırda uzak gelecekleri hakkında ciddi bir belirsizlik olan mülteciler, önümüzdeki ayı nerede geçirecekleri korkusunu da yaşıyorlar.

Dikmen Vadisi’nde atık kâğıt işçiliği
yaparak geçinen Suriyeliler ise bölgede daha önceden atık kağıt işçiliği yapan Türkiyeli akrabalarının yanında çadırlarda yaşamaktalar ve mevsimlik olarak Ankara’da ikamet etmekteler.

İsmet Paşa bölgesinde yaşayan Suriyeli mülteciler ise yıkıntı halindeki evlerde kalmakta ve sağlıklı bir ortamdan uzakta yaşamaktadırlar. Kısmen, Önder ve Ulubey bölgesinde yıkıntı olmayan ancak bir süre sonra kentsel dönüşümle yıkılacak evlerde yaşamaktalar ve birinci basamak sağlık hizmetlerinden yararlanabilmekteler. Ayrıca zaman zaman kaymakamlığın dağıttığı yardımlardan faydalanabilmekteler.

Görece daha iyi koşullar barındıran Önder Mahallesi ise Suriyeli mültecilerin rahatça alışveriş yapabildikleri, kendi esnaflarının bulunduğu (manav, market), kendi dillerini rahatça konuşabildikleri, kendilerine geçici bir huzur sağladıkları geçici bir bölge olarak görülebilir.

Bunun yanı sıra Fatih Sultan Mehmet İlkokulu öğleden sonra Suriyeli öğretmenlerin bulunduğu ve Suriyeli öğrencilere kendi dillerinde eğitim
veren bir okuldur. Türkiyeli öğrenciler ve Suriyeli öğrenciler arasında zaman zaman gerginlik olsa da, mülteci çocukların eğitim ihtiyaçlarının karşılanıyor olması olumlu bir durumdur. Mültecilerin sağlık kurumlarından faydalanmaları bölgesel olarak çok

farklılık göstermektedir. Örneğin, Dikmen bölgesinde bulunanlar Gölbaşı’nda bulunan bir hastanenin onları kabul ettiğini söylerken Altındağ bölgesinde Suriyeli mülteciler için sağlık ocağı bulunmaktadır.

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış