Biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya
Sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya
Anamız çay demliyor ya güzel günlere
Sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa
Sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız
Bu, böyle gidecek demek değil bu işler
Biz şimdi yanyana geliyor ve çoğalıyoruz
Ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
İşte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz

Cemal Süreya

İmrahor’da Rant Hırsı Sınır Tanımıyor Hedef Eymir Gölü!

Vadiler şehri Ankara’nın en güzel vadilerinden biri olan İmrahor Vadisi bugünlerde en çok emlakçıların ve müteahhitlerin hayallerini süslüyor. Ama bir şehirde hayal kurmak emlakçılara ve müteahhitlere kaldıysa işte vay o şehrin haline... Ne yazık ki Ankara uzun süredir parsel numaraları semt isimlerinin önüne geçmiş bir “Monopoly” tahtası gibi.. Kısa yoldan zenginlik heveslilerinin, emlakçıların cirit attığı, Belediye Meclisi kararlarının “yok mu artıran” derecesine inşaat hakkı dağıttığı yerlerin başında da İmrahor Vadisi geliyor. Önü alınmayan, hiçbir sınır tanımayan kirli rant sonunda Eymir ve Mogan göllerini besleyen Vadi’nin tabanına, su yataklarının içine kadar indi. Solfasol olarak inşaat alanının içine kadar girip durumu yerinde belgeledik.

İmrahor’da Rant Hırsı Sınır Tanımıyor Hedef Eymir Gölü!

Emlakçı Duyarlılığı ile Yönetilen Ankara İstanbul’da emlak pazarının daralması ile zor durumda kalan ve Anadolu yollarına düşen İstanbullu emlak bezirganlarının önemli duraklarından birisi de Ankara oldu. Bir emlakçı duyarlılığı ile yönetilen Ankara’da kendilerine alan ve ortak bulmakta zorlanmamış görünen firmalardan birisi de Sinpaş. Sinpaş’ın Ankara’daki ilk ve en büyük projesi ise İmrahor Vadisi sırtlarında başlayan ama bir virüs gibi vadi tabanına doğru ilerleyen “Altın Oran Evleri”. İnşaat başladıktan sonra Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla inşaat hakkı yaklaşık iki katına çıkartılan ikinci, üçüncü, beşinci hatta onuncu etaplarından bahsedilen ancak nerede duracağı ve nasıl ilerleyeceğini kimsenin açıkça bilmediği, emlakçı dedikodularının baş konusu olan bu konut ve ticaret alanı inşaat sırasında eklenen on binlerce metrekarelik ek inşaat alanı ile bir konut projesinden çok çizgi romanlarda ürkütücü olması için çizilmiş kent manzaralarını anımsatıyor.

 Projesi 10 Kat, Kendisi 17 Kat Solfasol olarak binlerce işçinin, onlarca taşeron firmanın aynı anda çalıştığı, herkesin oradan oraya koşturduğu bir film setini andıran şantiyeye girdiğimizde gün akşam olmak üzereydi. Kameramızı havalandırıp aceleyle çektiklerimizi akşam incelerken, sevgili Erhan Muratoğlu’nun “George Orwell görse hüngür hüngür ağlardı” dediği manzaranın sebebini de daha iyi anladık. Şirketin Belediye’ye ilk sunduğu ve satış için web sitesinde de sergilediği projede 10 kat olarak görülen bloklara fazladan 7 kat daha ilave edildiğini fark ettik. Bazıları birbirine 7-8 metreden bile daha yakın olan en küçüğü 17 katlı bloklar yukarıdan çekilerek sündürülmüş birer fotoğraf gibi garip ve korkutucu görünüyordu.

 Hala eski maketlere ve illüstrasyonlara bakıp ev satın alanların hali, 70li yıllarda Demetevler’de beş katlı binanın en üst katını aldığını sanıp 12 katlı üstelik de asansörsüz beton yığınlarıyla karşılaşan gurbetçilerin halini hatırlattı bize. Yanlış hatırlamıyorsak Demetevler’deki müteahhit de bir eski cumhurbaşkanımızın yeğeniydi.

 Maketten Al Haberi Dedik ya, “Altın Oran”da inşaatın kaç etap olacağı ve toplam kaç konuttan oluşacağı konusu açık arttırıma tabi. Bu inşaat nerede duracak, bu rant hevesi Vadi’nin neresine geldiğinde doyacak bilmiyoruz. Vadi tabanından çektiğimiz ve bu haliyle bile bizi kahreden binaların planlananın onda biri bile olmadığını gösteren maket (sağ alttaki bloklar) Eymir ve Mogan Gölü Havzasının, ortak yaşam kaynağımız olan Ankara’nın hava ve su kaynaklarının ne büyük bir tehlike ile karşı karşıya olduğunu açıkça gösteriyor.

Eymir Halka Böyle Açılıyor: “Göl Evleri” Sık sık medyanın karşısına geçip zaten halka açık ola Eymir Gölü’nü “halka açacağı”nı söyleyen Melih Gökçek’in planına dair ipuçları da veriyor bu hal. Öyle görünüyor ki inşaat firmasının henüz açıkça ilan etmediği, projeleri ruhsat başvurusuna gitmemiş, emsal (inşaat hakkı) hesaplarını bilmediğimiz bir yapı yığını İmrahor Vadisi’ne doğru akacak.

Haftada üç kat yükselerek ilerleyen inşaatın istikameti ise Eymir Gölü’nü gösteriyor. Bu Ankara’da herkesin bildiği bir sır gibi. Öyle ki, göl manzaralı blokların kaç katta duracağı değil ama adı belli: “Göl Evleri”. Bize inanmazsanız emlakçılara sorun. Ne de olsa bu kenti onlar yönetiyor.

Fotoğraflar Vedat Gün
Haber Mehmet Onur Yılmaz

Yorumlar (0)

Bu içerik ile henüz yorum yazılmamış