Biz şimdi alçak sesle konuşuyoruz ya
Sessizce birleşip sessizce ayrılıyoruz ya
Anamız çay demliyor ya güzel günlere
Sevgilimizse çiçekler koyuyor ya bardağa
Sabahları işimize gidiyoruz ya sessiz sedasız
Bu, böyle gidecek demek değil bu işler
Biz şimdi yanyana geliyor ve çoğalıyoruz
Ama bir ağızdan tutturduğumuz gün hürlüğün havasını
İşte o gün sizi tanrılar bile kurtaramaz
Cemal Süreya
Açlık Grevindeki Öğretmenler Abluka ve İşkence Altında
Dün (21 Haziran) gece saatlerinde Ankara, haklarını ve onurlarını savunan öğretmenlere yönelik çok sert ve acımasız bir polis müdahalesine sahne oldu. Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası üyeleri ve mülakat mağduru öğretmenlerin başlattığı açlık grevinin 7. gününde, demokratik haklarını kullanarak Madenci Anıtı'na yürümek isteyen eğitimciler, emniyet güçlerinin orantısız şiddetiyle karşılaştı.
Özel okul ve kurslarda asgari ücretin bile altında, güvencesiz koşullarda çalıştırılan özel sektör öğretmenleri, uzun süredir "Taban Maaş" uygulamasının geri getirilmesi için mücadele ediyor. Öte yandan, KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat sistemindeki adaletsizlikler nedeniyle atanamayan mülakat mağduru öğretmenler de hak ettikleri kadroları talep ediyor.
Bu iki grup, seslerini yetkililere duyurabilmek amacıyla 14 Haziran'dan bu yana Ankara'da eylemde. Süreç boyunca yaşananlar ise şu şekilde gelişti:
Milli Eğitim Komisyonu'na ve yetkili bakanlıklara defalarca görüşme çağrısı yapıldı.
Bir haftadır hiçbir yetkili öğretmenleri muhatap almadı ve görüşme talepleri cevapsız bırakıldı.
Çözümsüzlük üzerine öğretmenler açlık grevine başladı.
Sendika binası polis tarafından ablukaya alındı ve öğretmenlerin en temel hakkı olan sokağa çıkma ve yürüyüş yapma hakları fiilen engellendi.
"Gözümüzün İçine Baka Baka Gaz Sıktılar"
Pazar akşamı saat 22:00 sularında, barışçıl bir şekilde Madenci Anıtı'na yürümek ve basın açıklaması yapmak isteyen öğretmenlere polis barikatı kuruldu. İzin verilmemesi üzerine yaşanan arbedede, emniyet güçleri öğretmenlere karşı biber ve portakal gazı kullandı.
Müdahalenin en ön saflarında yer alan ve yüzüne yakın mesafeden gaz sıkılan öğretmen Fatmanur Taşkın, maruz kaldıkları şiddeti şu sözlerle anlattı:
"Sadece yürümek niyetiyle sendikamızdan çıktık. Gözümün içine biber gazı sıkan polis, bir taraftan bileğimi barikatın arasına sıkıştırırken aşağıdan da ayaklarımı tekmeliyordu. Fiziksel olarak güçlü bir insan profilinde olmadığım açık olduğu halde, bütün arkadaşlarımıza acımasızca, haksızca ve hukuksuzca işkenceyle gözaltı yaptılar."
Bilanço Ağır: Darp, Gözaltı ve Hastane
Olayların ardından ulaşılan ilk bilgilere ve sendika temsilcilerinin açıklamalarına göre gecenin bilançosu oldukça ağır:
Merdivenlerden itilen ve darp edilen öğretmenler oldu.
Sendika Genel Başkanı darp edildi.
Müdahale sırasında fenalaşan en az 3 öğretmen ambulansla hastaneye kaldırıldı; bu sayının 5'e yükseldiği tahmin ediliyor.
Çok sayıda öğretmen, şiddet kullanılarak ve sürüklenerek gözaltına alındı.
Açlık grevinin ve uykusuzluğun getirdiği fiziksel yorgunluğa rağmen direnmeye devam eden sendika temsilcileri, "Biz bu mücadeleyi parayla vermiyoruz, onurlu yaşamak için veriyoruz. 7 gündür burada betonun üzerinde yatıyoruz" diyerek kamuoyunu ve tüm vicdan sahiplerini dayanışmaya çağırdı.
Yorumlar (0)