Genel Cerrahi yoğun bakımın önünde beklerken tanıdım onları, Ata Önder Atabay’ın annesi Halime teyze ve Enver Korzay’ın oğlu Ege. Halime teyzeyle Ege burada tanışmışlar, yoğun bakımın önünde...Kapı her açıldığında hepsi birden ayaktalar. Güvenlik görevlisi arkadaşlar da tanıyor artık onları, değişik bir şey yok merak etmeyin diyorlar hemen.
Halime teyzeyle Ege’yi bu daracık koridorda buluşturansa, Ata Önder’le Enver abinin aynı gün ve aynı saatte Gar’ın önünde, mitingde olmaları.
Ata Önder, 36 yaşında beden eğitimi öğretmeni, Malatyalı ama İstanbul’dan katılmış mitinge.
"Ata yeni evlendi, henüz düğününü bile yapamadık" diyerek başlıyor söze Halime teyze. "Ben, ablası, eşi gitmesini hiç istemedik aslında. Eşi, gitme evimizi temizleyelim, yerleştirelim" demiş. "Bir ara ikna olmuş gibiydi ama hani şu polislerin cesedini sürüklediği genç var ya, onun fotoğraflarını görünce gitmeliyim" dedi. "Kimler kimler gitti, hepsi gencecik insanlar... Barıştan başka bir şey istemediler ki... Bak bu genç de babasını bekliyor. Onun babasının durumu çok daha iyi Ata’dan. Biraz önce babasını MR çekilmeye götürdüler." Ege`ye dönerek,
- Size bakındım ama haber veremedim, keşke görseydiniz babanızı... Ama merak etme iyi görünüyordu. Onun iyi olması bizleri de çok sevindiriyor.
"Tüh iki dakika aşağıya inmiştim, keşke görebilseydim", dedi Ege. Ege hukuk mezunu, stajyer avukat.
- Biz Artvin Hopalıyız, babam 55 yaşında. Kardeşim liseyi kazanınca Ankara’ya yerleştik ama babam işlerinden dolayı genelde daha çok Hopa da oluyor. Hep bu işlerin içindeydi babam, hayatı hep bu olaylarla geçti. Biz yaşasak çok daha kötü olurduk eminim.
Ben dün girdim yanına, ancak şoku atlatmıştı. Biraz olaydan bahsetti. İlk bombada yaralanmış, iki bacağı da kırılmış. Yere düştüğünde çok kısa bir süre kendini kaybetmiş, kendine geldiğinde insanların üstüne doğru koştuğunu görmüş, ikinci bombadan kaçıyorlardı sanırım. Ezilerek öleceğim diye korkmuş, sürünerek kenarı kaçmış. Ayağa kalkamadığını o an fark etmiş. Yanındakiler de zaten hep babamın arkadaşlarıydı. Kendini tekrar kaybetmiş, bir takside gözünü açmış. Hemen beni aradı, geldiği hastaneyi söyledi. Ben de yanına gelecektim zaten ama üşengeçlik yapmıştım. Ben de katılıyorum mitinglere ama babam kadar değil, seyrek oluyor. O da bizim hatamızmış, zor yoldan öğrendik ama eksikliğimizmiş.
Dilerim sizler bu yazıyı okurken Ata Önder hayata tutunmuş, Enver Abi de yoğun bakımdan servise çıkmış olur, bir daha ki sefere kendileriyle de sohbet ederiz.
Yorumlar (0)